Güniz Sokak 48/9 Kavaklıdere 06680 ANKARA
Tel: 0312 426 77 70-71
Faks: 0312 427 77 72

  ana sayfa > meme kanseri giriş > tedavi > hormonoterapi
  Hormonoterapi
Meme kanserinin kadınların hormonal dengesi ile yakından ilişkili olduğu düşünülür. Östrojene uzun süre maruz kalmak (erken adet görmeye başlamak ve geç menapoza girmek) ve hiç doğum yapmamak veya ilk doğumun 35 yaşından sonra yapılması meme kanseri gelişiminde risk faktörleridir. Vücuttaki östrojen ve progesteron hormonlarının ana kaynağı yumurtalıklardır.


Bu ilişkilerden yola çıkılarak yapılan çalışmalar sonucunda anti-östrojen etki gösteren bazı ajanların meme kanserinden koruyucu özelliği olabileceği saptanmıştır. Kanser hücrelerinde östrojen veya progesteron hormonları için reseptörler (algılayıcılar) bulunan kadınların, bu reseptörlere bağlanarak hormonların etkilerini bloke eden ajanlardan fayda görecekleri gösterilmiştir. Bu amaçla günümüzde en yaygın olarak kullanılan anti-östrojen ajan tamoxifen'dir.

Tamoksifen ve diğer ajanlarla yapılan hormonoterapiyi, menapoz şikayetlerini gidermek amacıyla kullanılan hormon replasmanı tedavisi ile karıştırmamak gerekir.

Meme kanserlerinin yaklaşık olarak %60'ı östrojen reseptör (ER) pozitiftir. Östrojen reseptör negatif iken progesteron reseptörü (PR) pozitif olan hastalar da hormonoterapiden fayda görürler. Reseptör pozitifliği ne kadar yüksekse tedaviden fayda görme şansı da o kadar artar.

Hormonoterapi hem menapoz öncesi hem de sonrası meme kanserinde etkilidir. Menapoz sonrası kadınlarda hormonoterapi etkinliğinin en az kemoterapi kadar yüksek olduğu gösterilmiştir.

Klasik bilgi Tamoksifen ile hormonoterapinin 5 yıl süre ile kullanılmasıdır. Her gün ağızdan alınan bir ilaçtır. Kullanıldığı süre içerisinde hastanın prognozuna katkıda bulunmakta (hayatta kalım ve hastalıksız yaşam sürelerini uzatmakta) ve diğer memede kanser gelişme riskini de azaltmaktadır.

Son yıllarda Tamoksifen dışında etki mekanizmaları farklı ancak etkinliği benzer başka ajanlar da geliştirilmiştir (Aromataz inhibitörleri, vb.). Bu yeni jenerasyon ajanlar özellikle metastatik (yaygın) hastalıkta daha etkilidirler.

Menapoz öncesi kadınlarda hormonoterapinin bir diğer yöntemi de yumurtalıklardan hormon salgılanmasının baskılanmasıdır. Bu amaçla cerrahi olarak yumurtalıkların çıkartılması (ooferektomi), radyoterapi veya ilaçla tedavi (kimyasal ooferektomi) alternatiflerinden birisi tercih edilebilir.