Güniz Sokak 48/9 Kavaklıdere 06680 ANKARA
Tel: 0312 426 77 70-71
Faks: 0312 427 77 72

  ana sayfa > meme kanseri giriş > tedavi > kemoterapi
  Kemoterapi
Tümör hücrelerinin büyümesini durdurmak veya yok etmek amacıyla yapılan ilaç tedavisine kemoterapi adı verilir.

Cerrahi ve radyoterapi meme kanserinin lokal tedavisini sağlarken, kemoterapi ve hormonoterapi sistemik tedaviyi amaçlamaktadır.

Kemoterapi birçok durumda cerrahi tedaviyi destekleyen (adjuvan) bir yaklaşımdır ancak bazı klinik tablolarda (örneğin yaygın hastalık durumunda) primer tedavi rolü üstlenir. Meme kanserinin kemoterapisi halen dünya üzerinde en fazla üzerinde araştırma yapılan konulardan biridir.

Meme kanserinin cerrahi tedavisinden (mastektomi-memenin alınması veya kitlenin çıkartılması-lumpektomi) sonra yapılan adjuvan kemoterapi meme kanserinin yeniden oluşma riskini önemli bir ölçüde azaltmakta ve hayatta kalım süresini artırmaktadır.

Meme kanseri kemoterapisi sıklıkla birkaç ajanın beraber ve damar yoluyla verildiği tedavi şemalarını içerir. Tek başına verilmelerine oranla kombinasyon kemoterapilerinin başarısının çok daha yüksek olduğu saptanmıştır.

Kemoterapi yapılıp yapılmayacağına operasyonda çıkarılan spesmenin patolojik incelenmesinden sonra karar verilir. Tümör çapı, lenf bezi tutulumunun olup olmadığı ve varsa adedi, tümör hücresine ait bazı özellikler (grade, vb.) ve hormon reseptörleri değerlendirilir. Kemoterapinin etkinliği menapoz öncesi meme kanserinde hormonoterapiden daha üstündür ancak menapoz sonrası kadınlarda kemoterapi ve hormonoterapinin başarısı eşdeğerdir.

Yaygın metastazı olan meme kanserinin (vücudun diğer bölgelerine yayılım yapmış) primer tedavisi kemoterapidir. Meme kanserinin en sık yayılım gösterdiği bölgeler kemik, karaciğer, akciğer ve beyindir.


Memedeki tümör kitlesi çok büyük olan hastalarda operasyon öncesi tümör kitlesini küçültmek amacıyla (downstaging-kanser evresini düşürmek) kemoterapi işlemi yapılmasına ise neoadjuvan kemoterapi adı verilir. Neoadjuvan kemoterapi aynı zamanda tümör hücresinin kemoterapiye verdiği cevabı değerlendirmek için de önemlidir.

Meme kanseri tedavisinde uygulanan kemoterapiye sıklıkla operasyondan sonraki 2. haftada başlanır. Yara iyileşmesinde problem olması kemoterapiyi geciktirebilir. Tercih edilen kemoterapi şemasına göre 4 kür, 6 kür veya daha uzun olabilir. Kemoterapiye başlamadan veya kemoterapi sırasında hastalığın evrelenmesi için gerekli incelemelerin (Tüm vücut kemik sintigrafisi, abdominal ultrasonografi gibi) yapılmasına devam edilir.

Eğer hormon reseptörleri pozitif ise kemoterapi ile beraber hormonoterapi de başlanabilir. Radyoterapi yapılacaksa kemoterapi bittikten sonra veya kemoterapinin yarısı bittikte sonra ara verilerek yapılabilir.

Yan etkileri: Meme kanserinde uygulanan kemoterapinin yararları, bu tedavinin getireceği risklerden veya yan etkilerinden daha fazladır. Uygulanan ilaçlara, dozlarına ve kemoterapi şemalarına göre yan etkileri değişmekle birlikte en sık görülenler:
  • İştahsızlık
  • Mide bulantısı, kusma, ishal veya kabızlık gibi sindirim sistemine ait rahatsızlıklar
  • Saç dökülmesi (geçicidir)
  • Ağızda yara oluşması ve tad alma duygusunda değişmeler
  • Yorgunluk
  • Kan şekilli elemanlarının (alyuvarlar, akyuvarlar, vb.) sayısında azalma, kemik iliğinin baskılanması ve buna bağlı fırsatçı enfeksiyonlar
  • Erken menapoz (ani terlemeler, vajinal kuruluk ve adet
    dönemlerinde düzensizleşmeler) ve kısırlık
  • Deride kızarıklık, döküntü ve akne oluşması
  • Tırnaklarda koyulaşma, kırılganlaşma yada çatlama
  • Kemoterapinin hemen ardından gelen nezle benzeri belirtiler
  • Vücutta sıvı toplanması
  • Kalıcı kalp problemleri (Adriamisin, vb. ilaçlarda belirgindir)


Bu konudaki araştırmalar çok hızlı bir şekilde devam etmektedir. Gelecekte yan etkileri daha az ancak daha etkin kemoterapi ilaçlarının yaygın olarak kullanılması beklenmektedir.

Monoklonal Antikor Tedavisi

Meme kanser hücrelerinin yaklaşık üçte birinde yer alan HER-2 proteini tümör hücrelerinin büyümesini düzenlemede önemli rol oynar. Monoklonal antikor teknolojisi ile elde edilen ve bu proteini bloke eden Trastuzumab (Herceptin) isimli ajan kemoterapide bir yenilik olmuştur. Pahalı bir tedavi şeklidir ancak bazı özel durumlarda kullanılması tedavi başarısını artırmaktadır. Trastuzumab yalnız kullanılabileceği gibi kemoterapi ile birlikte de kullanılabilinir.